İstanbul'da kaydedilen son havadan görüntüler, çevresel kirliliğin ulaştığı boyutları net bir şekilde gözler önüne serdi. Marmara Denizi ile Küçükçekmece Gölü arasındaki sınır hattında meydana gelen belirgin ton farkı, iki farklı su ekosistemini yan yana getirdi. Denizin doğal mavi tonları varlığını korurken, gölün koyu kahverengi ve bulanık yapısı dikkat çekti. Ortaya çıkan havadan fotoğraflar ve kayıtlar, su kütleleri arasındaki keskin ayrımı belirgin biçimde ortaya koydu.
ENDÜSTRİYEL VE EVSEL ATIKLAR EKOSİSTEMİ TEHDİT EDİYOR
Bölgedeki yerleşim alanlarından ve endüstriyel üretim hatlarından kaynaklanan arıtılmamış atık suların göle deşarj edilmesi, kirlilik seviyesini artıran temel etken olarak değerlendiriliyor. Göl yüzeyine ulaşan kirli su kütlelerinin etkisiyle, suyun doğal biyolojik yapısı ve rengi büyük ölçüde değişti. Özellikle dere çıkışları ile kanalizasyon bağlantılarında yoğunlaşan sıvı atık akışının, göl ekosistemi üzerinde büyük bir baskı oluşturduğu belirtiliyor.

DERE ÇIKIŞLARINDA LAĞIM KÜNKLERİ VE KALIN KÖPÜK TABAKALARI OLUŞTU
Göl çevresinde yapılan incelemelerde, dere çıkışlarının ve lağım künklerinin göl yatağıyla birleştiği noktalarda, kimyasal ve organik atıkların etkisiyle metrelerce uzunlukta kalın köpük tabakalarının oluştuğu gözlendi. Atık suların göl suyuyla karıştığı anlarda ortaya çıkan bulanık hatlar kameralar tarafından anbean kaydedildi. Çevreye yayılan ağır ve kötü koku nedeniyle gölün bazı kıyı şeritlerine yaklaşılması imkansız hale gelirken, derin mavilik ile kontrolsüz atıkların kurbanı olan kahverengi sular aynı karede yan yana sıralandı. (İHA)