Araştırmacılar, Latin Amerika'da İspanyolca konuşan yaklaşık 3 bin yetişkinin ses kayıtlarını inceledi. Katılımcıların bir hikayeyi anlatması, daha sonra yeniden aktarması ve belirli nesneleri isimlendirmesi sırasında konuşma hızları, duraklamaları, ses perdeleri, kelime kullanımları ve anlamsal doğrulukları analiz edildi.
Makine öğrenmesiyle elde edilen veriler, katılımcıların kronolojik yaşlarını tahmin etmek ve bir "konuşma yaş farkı" oluşturmak için kullanıldı.
Beyin gelişimine ilişkin yeni araştırma: Ön ve arka bölümlerin kökeni farklı Beyin gelişimine ilişkin yeni araştırma: Ön ve arka bölümlerin kökeni farklı
YAŞLI KONUŞMA DEMANSLA DA BAĞLANTILI
Euronews'te yer alan habere göre araştırmada, konuşması gerçek yaşından daha yaşlı görünen kişilerin bazı biyolojik ve bilişsel göstergelerinde de daha ileri yaşlanma işaretleri bulundu.
Konuşma yaş farkı, sağlıklı bireylerde daha düşük seviyede kalırken Alzheimer hastalığı ve bazı frontotemporal demans türlerine sahip kişilerde daha yüksek çıktı. Daha yaşlı konuşma profili; beyin yapısındaki değişiklikler, daha yüksek p-Tau217 düzeyleri ve bellek, dikkat ve problem çözme testlerindeki daha düşük performansla da ilişkilendirildi.
Araştırmanın kıdemli yazarı Agustín Ibáñez, konuşmanın bilişsel süreçlerin yanı sıra beynin ve vücudun genel yaşlanmasına ilişkin farklı sinyalleri bir araya getirebildiğini belirtti.
Science dergisinde yayımlandı: Beyin 50 yaşından sonra kabuk değiştiriyor Science dergisinde yayımlandı: Beyin 50 yaşından sonra kabuk değiştiriyor
Araştırmacılar, konuşma saatinin şu aşamada demans tanısı koymak veya gelecekte kimin bilişsel gerileme yaşayacağını öngörmek için kullanılabilecek bir test olmadığının altını çiziyor.
Bununla birlikte sistemin, yalnızca standart ses kayıtlarına ihtiyaç duyması nedeniyle biyolojik yaşlanmayı incelemek için düşük maliyetli ve girişim gerektirmeyen bir araştırma aracı olabileceği değerlendiriliyor.