Sanatçı Gülben Ergen'e İstanbul Zeytinburnu'nda ölü bulunan Fatmanur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşımlar nedeniyle soruşturma başlatıldı.

"HALKI YANILTICI BİLGİYİ ALENEN YAYMA"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın şikayeti üzerine soruşturma açılan Gülben Ergen, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu işlediği gerekçesiyle 6 Nisan 2026 Pazartesi günü ifadeye çağrıldı. Ergen paylaşımında, Fatmanur ve kızı için ifade vermekten onur duyacağını ifade etti.
DENİZDE HAREKETSİZ BULUNDULAR
Zeytinburnu Kazlıçeşme Sahili'nde 1 Mart'ta denizde hareketsiz halde bulunan Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler'in hayatını kaybettiği belirlenmişti.
BAKANLIKTAN AÇIKLAMA
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan Anne-kızın ölümüne ilişkin açıklama yapılmıştı. 3 Mart'ta yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Bazı basın yayın organlarında 'Zeytinburnu sahilde anne ve kızının cesedi bulundu' şeklinde yer alan haberler üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür.
Bir süredir haberlere konu olan ve öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulanmıştır. Sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmalar yürütülmüş ancak bu süreçte annenin reddedici tutumları sebebiyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamamıştır. 13.02.2026 tarihinde çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisi alınmış, tedavi süreci takip edilmiştir.
Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir. Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 02.03.2026 tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır.
Yaşanan elim olay hepimizi derinden üzmüştür. Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır. Öte yandan süreç boyunca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini "anne ile çocuğu ayırma çabası" şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır. Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez.
Bu üzücü olay vesilesiyle bir kez daha tüm medya mensuplarını ve STK'ları bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet ediyoruz."