Yeni Akit gazetesi yazarı Ali Karahasanoğlu'nun köşesinde, merhum ağabeyi Mustafa Karahasanoğlu'nun hayattayken yaptırmayı çok istediği fakat ömrünün vefa etmediği cami ve Kur'an kursu projesinin tamamlanarak ibadete açılmasıdır. Karahasanoğlu yazısında rahmetli abisinin bu isteğini kaleme aldı.
İşte Ali Karahasanoğlu yazısı:
Anne babamız; Erzincan, Kemaliye, Başbağlar nahiyesinde doğmuş, “Anadolu Müslümanı” diye tanımlayacağımız bireylerdi.
Köylük yerde, derinlemesine din bilgisine sahip olmaları zaten beklenemezdi.
Şunu da ekleyelim: Anne babamın çocukluk ve gençlik yılları, Cumhuriyet’in ilk yıllarıydı.
Ne demek istediğimi anlamışsınızdır; Kur’an öğrenmenin bile yasak olduğu yıllardan bahsediyoruz.
Köyümüzde çok hafız vardı diyemem.
Ama birkaç hafızın da ezberlerini yapabilmesi için köyün tepesinde nöbetçi bekletilip, jandarma gelirse ders okuyanlara hazırlık yapmaları için haber uçurulduğu günlerden bahsediyoruz.
Hikaye anlatmıyorum..
Bizzat kulaklarımla, rahmetli babamdan dinlediğim, onun şahit olduğu olayları aktarıyorum..
Kur’an-ı Kerimlerin toplandığı yıllar...
Sonrasında ailemiz İstanbul’a göç ediyor, 1950’li yılların başı... Ailede İmam Hatip’te okumak ve —eğer dini eğitim verildiğini söyleyebilirseniz— temel dini bilgileri okulda öğrenebilmek sadece bana nasip oldu.
Ki İmam Hatip’in ortaokul döneminin tamamını ve lisesinin iki yılını, evimize yakın bir İHL olmadığı için yatılı olarak okudum.
Ailemizdeki anne baba da dahil tüm fertlerin dini bilgileri; kendi imkanları ile özel hayatlarında edindikleri bilgilerdir.
Bu çerçevede rahmetli Mustafa ağabeyim de lise yıllarından itibaren din yolunda çalışmak için azmederken, dindar insanlara yardımcı olmak için de gayret sarf ediyordu.
Mazluma sahip çıkmayı dini bir görev bilen, ezilmek istenen insanlara her daim sahip çıkan, zalimin gücüne asla boyun eğmeyen isyankâr bir duruşu vardı.
Ben daha ilkokul çağında iken, evimize yakın ilkokulun önündeki seyyar satıcılara (bugünün şartları ile kıyaslamayınız lütfen, 1960’lı yılların sonundan bahsediyoruz) eziyet eden, satıcının tezgahını tekme ile dağıtmaya kalkışan zabıta ile kavgası (ki kendisi de 21-22 yaşlarındaydı), belki benim hafızamda kalan, onun egemenlere ilk isyanıydı.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ