Wall Street Journal’ın İranlı ve Arap yetkililere dayandırdığı kapsamlı analizine göre, ABD Başkanı Donald Trump ile İran arasında haziran ortasında imzalanan mutabakat Washington tarafından Hürmüz Boğazı’nı yeniden deniz trafiğine açacak ve savaşı sona erdirecek bir sürecin başlangıcı olarak görülürken, Tahran’daki sertlik yanlısı yönetim anlaşmayı tamamen farklı değerlendirdi.
İran yönetiminin, mutabakatı ABD ve İsrail’in küresel ekonomi üzerindeki baskıyı hafifletip daha büyük bir saldırıya hazırlanmak için zaman kazanma girişimi olarak gördüğü ileri sürüldü. Bunun üzerine Tahran’ın son iki ayı yeni bir çatışmaya hazırlanarak geçirdiği belirtildi.

“İRAN’DA ASIL SAVAŞIN HENÜZ BAŞLAMADIĞI GÖRÜŞÜ HAKİM”
WSJ’ye konuşan, İran hükümetine yakın Tahran merkezli savunma analisti Mohammad Hassan Sangtarash, yönetim içerisindeki yaklaşımı dikkat çekici sözlerle anlattı.
Sangtarash, İran’da yaygın şekilde “asıl savaşın henüz başlamadığı” düşüncesinin bulunduğunu belirterek bugüne kadarki saldırıların, İran’ın kapasitesini daha büyük bir çatışma öncesinde aşamalı biçimde zayıflatmaya yönelik bir strateji olarak yorumlandığını söyledi.
Habere göre bu yaklaşım, Washington ile Tahran’ın savaşın mevcut aşamasını tamamen farklı okuduğunu gösteriyor.
ABD yönetimi çatışmaları azaltacak bir anlaşma ararken İran yönetiminin daha sert müzakere çizgisine yönelmesi ve savaşa hazırlığını sürdürmesi iki taraf arasındaki güven krizini daha da derinleştiriyor.
DEVRİM MUHAFIZLARI’NIN GÜCÜ ARTIRILIYOR
İran’ın hazırlıklarının merkezinde Devrim Muhafızları bulunuyor.
WSJ’ye göre Tahran yönetimi, Devrim Muhafızları’nın ülkenin düzenli ordusu üzerindeki etkisini artırırken İran-Irak savaşında görev yapmış ve geçmişte iç protestoların bastırılmasında rol üstlenmiş deneyimli isimleri kritik güvenlik görevlerine getirdi.
Aynı dönemde füze ve insansız hava aracı üretiminin de hızlandırıldığı ileri sürüldü.
İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hossein Mohebbi de temmuz ayında yaptığı açıklamada ateşkes döneminin askeri kapasiteyi geliştirmek için kullanıldığını söylemişti.
Mohebbi, “Ateşkes döneminden tamamen faydalandık. Kapasitemizi geliştirdik, füze üretim hızımızı artırdık ve füzelerin isabet oranını yükselttik” ifadelerini kullandı.